Bugünün Sorunlarına, Geleceğin Çözümleri...
Soru & Cevap Kariyer +90 212 325 25 01
Makaleler

KDV İadesinde Gecikme Zammı Uygulamasının Hukuka Aykırılığı: Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu Kararı

7194 Sayılı Kanunda Yer Alan Şüphe Üzerine Mükellefiyet Kaydının Terkini Konusu

Danıştay Düzeltme Beyannamelerine İhtirazi Kayıt Konulmasına İlişkin Anayasa Mahkemesi Kararını Dar Yorumluyor

Vergi İnceleme Raporunun veya Vergi Tekniği Raporunun Tebliğ Edilmemesi Tarhiyatı ve Cezayı Gerçekten Sakatlamaz mı?

Uluslararası Kurumlardan Kullanılan Kredilere İlişkin Kağıtların Damga Vergisi

Yurt Dışı Alacaklara Şüpheli Alacak Karşılığı Ayırmak İçin Yurt Dışında Dava Açmak Zorunda mıyız?

Gayrimenkul Satışından Elde Edilen Kazançların Vergilendirilmesi: Ticari Kazanç – Değer Artış Kazancı Ayrımı

Arsa Payı Karşılığı İnşaat İşlerinin Vergilendirilmesinde Ne Değişti?

OECD Model Anlaşmasına Göre Gayrimaddi Hak Bedellerinin Vergilendirilmesi ve Türkiye Uygulaması

Vergiden Kaçış Yok: Tahsilatta Yardımlaşma Başlıyor

4 Seri No.lu ÇVÖ Anlaşmaları Tebliğinin Getirdikleri: Dar Mükelleflere Yapılan Serbest Meslek Ödemelerinin Vergilendirilmesi

BA VE BS BİLDİRİM FORMLARI VE ÖZELLİKLİ DURUMLAR

YILLIK TRANSFER FİYATLANDIRMASI RAPORLARINIZI HAZIRLAMAYI İHMAL ETMEYİN

15 SORUDA İZAHA DAVET MÜESSESESİ

Gelir ve Kurumlar Vergisi Mükelleflerince Matrah Artırımı Beyanında Uygulanacak Vergi Oranları

KATMA DEĞER VERGİSİ İLE GV KV BİRLİKTE ARTIRILMASI

ADİ ORTAKLIKLAR

ANONİM ŞİRKETİN KENDİ PAYLARINI İKTİSAP ETMESİ

SERMAYE ŞİRKETLERİNİN NAKİT SERMAYE ARTIRIMLARINA TEŞVİK GETİRİLMİŞTİR.

BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR 6637 SAYILI KANUN YAYIMLANDI

EĞİTİM TAZMİNATI GELİR VERGİSİNE TABİMİDİR

Son Zamanlarda Verilen Vergi Usul Kanunu İle ilgili Özelgeler

GİDER PUSULASININ KULLANIM ALANLARI VE TEVKİFAT UYGULAMASI

e-Arşiv Uygulaması Başlıyor

SAT-KİRALA-GERİ AL İŞLEMİNDE YÜKLENİLEN KDV DÜZELTİMİ

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ

6552 SAYILI KANUNUN 73 ÜNCÜ MADDESİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR

Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede mevcut olmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacakların beyanının 6111 ve 6522 yasalara göre karşılaştırılması

6111 SAYILI YASANIN 11.MADDESİNİN 2.FIKRASINA GÖRE BEYAN EDİLEN TUTARLAR İLE İLGİLİ SONRADAN GÜNDEME GELEN SORUNLAR

Cumhurbaşkanı Adaylarına ve Siyasi Partilere Yapılacak Bağışlar

KAYITLARDA YER ALDIĞI HALDE İŞLETMEDE MEVCUT OLMAYAN KASA MEVCUDU VE ORTAKLARDAN ALACAKLARIN BEYANI

6111 Sayılı Yasa Kapsamında Kayıtlarda Yer Aldığı Halde İşletmede Bulunmayan Ortaklardan Alacakların Beyanı

Sadece Vergi İnceleme Raporu ile Yapılacak KDV İade İşlemleri

Özel Okullar, Üniversiteler ve Yurtlarda “Kısmi Burs Uygulamasında” Önemli Düzenleme

Kısmi Bölünme

KİSMİ BÖLÜNME İŞLEMİNDE YANLIŞLAR DOĞRULAR

Kurum Yöneticilerinin Kar Payı Dağıtımı ve Bazı Konularla İlgili Bilmeleri Gereken Önemli Hususlar

Kurumların Özkaynak Kalemlerinin Tasfiye Sonu Vergisel Durumu

Pay Sahiplerinin Şirkete Borçlanma Yasağı

Özelgeler Işığında Enflasyon Düzeltmesi Sonucu Oluşan Sermaye Olumlu Farklarının Vergilendirilmesi

Geçici Vergi Uygulamaları

NUR EKESAN KONFERANS LARI

On Kişiden Az Çalışanı Olan Tehlikeli ve Çok Tehlikeli Sınıftaki İşverenlere Sağlanacak İş Sağlığı Ve Güvenliği Desteği

E-Defter Uygulaması

Mahsuben İndirimli Oranda Kurumlar Vergisi Uygulaması

Elektronik Fatura Uygulaması

Limited ve Anonim Şirketlerin Ortaklarının ve Kanuni Temsilcilerinin 6183 Sayılı Kanun Kapsamındaki Sorumlulukları

Çalışan Temsilcilerinin İşveren Tarafından En Kısa Zamanda Görevlendirilmesi Gerekiyor

Sat ve Geri Kirala Işleminin Işletmelere Getirdiği Avantajlar

Kar Payı Avansı Dağıtımı Yapmış Kurumlarda Dönem Sonunda Oluşan Kar Veya Zarara Göre Yapılması Gerekenler

Ortaklarına Daha Fazla Kar Dağıtmak İsteyen Kurumların Bazı Yükümlülükleri Yerine Getirmek Kaydıyla Dağıtabilecekleri Bilançolarındaki Fonlar

E-Fatura Uygulaması Hakkında

Elektronik Defter Tutma ve Elektronik Fatura Uygulaması

Yurt Dışındaki Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ No:1

Yabancı Sermaye Olarak Yurt Dışından Getirilen Nakdi Sermaye İle İlgili Yeni Düzenleme

Limited Şirketin Anonim Şirkete Dönüşümü ve Örnek Uygulama

Vadeli Çeklerde Reeskont Uygulaması

Meclise Sevkedilen Torba Yasadakii Varlık Barışına İlişkin Düzenlemeler

Limited Şirketi Anonim Şirkete Dönüştürmenin Avantajları

LTD.ŞTİ. Şirketin A.Ş. Şirkete Dönüştürülmesinde Yapılıcak İşlemler

Limited Şirkette Pay Senedinin Menkul Kıymet Olup Olmadığı ve Değer Artışı Kazancı

2013 Yılı Birinci Geçici Vergi Döneminde Dikkat Edilmesi Gereken Konular

KVK-Kabul Edilmeyen İndirimler (finansman gideri kısıtlaması)

KVK-İstisnalar - Diğer indirimler (girişim sermayesi fonu)

Yeni Türk Ticaret Kanununa Göre Şirket Ana Sözleşmelerinin de Yapılması Gereken Değişiklikler

KVK-Zarar Mahsubu

Eski Kiracıların İşyeri ve Evlerden Gerekçesiz Çıkartılması ve Kira Artış Oranı

Yazar Kasa Fişlerinin Gider Yazılması ve KDV İndirimi

KVK- İndirimli Kurumlar Vergisi

KVK-Yurtdışı Mukimi Kişi ve Kurumlara Verilen Hizmetler

Şirketlerce Öğrencilere Verilen Burslar İle Eğitim Harcamaların Gider Yazılması ve KDV İndirimi

15 SORUDA İZAHA DAVET MÜESSESESİ

15 SORUDA İZAHA DAVET MÜESSESESİ*

 

Mehmet Batun

Yeminli Mali Müşavir

 

Bilindiği üzere 6728 sayılı Kanun ile 09/08/2016 tarihinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 370’inci maddesi “İzaha Davet” başlığı altında yeniden düzenlenerek vergi sistemimizde yeni bir müessese ihdas edilmiştir.

 

İzaha davet müessesesinin kapsamı ve uygulaması ise 25/07/2017 tarihli ve 30134 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 482 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile belirlenmiştir. İzaha davet müessesesi önümüzdeki süreçte mükelleflerin sıkla muhatap olacakları bir sistem olmaya adaydır. Bu bakımdan izaha davet müessesesinin neler getirdiği, mükelleflerin bu sistemdeki hakları ve ödevleri konusu önem arz etmektedir. Bu hususlar aşağıda açıklanmıştır.

 

1- İzaha Davet Müessesesi Nedir?

 

İzaha davet müessesesi, verginin ziyaa uğratıldığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış olan ön tespitlerle ilgili olarak aynı merciler tarafından mükelleflerden açıklama talep edilmesidir. Bu müessese ile yapılan değerlendirmeler sonucunda vergi ziyaına sebebiyet vermediği anlaşılan mükelleflerin vergi incelemesine sevk edilmesi önlenmekte, vergi ziyaına sebebiyet verildiğinin düşünüldüğü durumlarda ise belirli şartlar dahilinde indirimli ceza uygulanmak suretiyle mükellefler daha ağır müeyyidelerle karşılaşmaktan kurtarılmaktadır.

 

2- İzaha Davetin Kapsamı Nedir?

 

İzaha davetin kapsamına giren konular Kanunun verdiği yetkiye istinaden Maliye Bakanlığınca yayımlanan 482 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile 16 başlık altında belirlenmiştir. Söz konusu 16 başlık altında belirlenen konular dışındaki konular izaha davetin kapsamına girmemektedir. Bu konu başlıkları aşağıdaki gibidir:

 

  • Ba-Bs Bildirim Formlarında Yer Alan Eksiklikler/Tutarsızlıklar
  •  Kredi Kartı Satış Bilgileri ile Katma Değer Vergisi (KDV) Beyannameleri Arasında Uyumsuzluk
  • Yıllık Beyannameler ile Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannameleri Arasında Uyumsuzluk
  • Çeşitli Kurum ve Kuruluşlardan Elde Edilen Bilgiler ile Asgari Ücret Tarifelerinin Karşılaştırılması Sonucunda Bulunan Uyumsuzluk
  • Yıllık Gelir ve Kurumlar Vergisi Beyannameleri Üzerinde Yapılan İndirimlerin Kanuni Oranı Aşması
  • Dağıtılan Kâr Üzerinden Tevkifat Yapılmaması
  • Geçmiş Yıl Zararlarının Mahsubunun Yanlış Uygulanması
  • İştirak Kazançlarının İlgili Hesapta Gösterilmemesi
  • Kurumlar Vergisi Kanununun 5/1-e Maddesindeki İstisnanın Yanlış Uygulanması
  • Örtülü Sermaye Uygulaması (Ortaklara veya ortaklarla ilişkili kişilere olan borçlar toplamının dönem başı özsermayenin üç katını aşması)
  • Ortaklardan Alacaklar İçin Faiz Hesaplanmaması
  • Ortaklık Hakları veya Hisselerinin Elden Çıkarılmasına Rağmen Beyanda Bulunulmaması
  • Gayrimenkul Alım/Satım Bedelinin Eksik Beyan Edilmiş Olması
  • Gayrimenkul Satışına İlişkin Değer Artış Kazancının Beyan Edilmemesi
  • Gayrimenkul Sermaye İratlarını Beyan Edilmemesi veya Eksik/Hatalı Beyan Edilmesi
  • Sahte veya Muhteviyatı İtibarıyla Yanıltıcı Belge Kullanılması

 

Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullananların izaha davet müessesesinin kapsamına girilebilmesi bakımından bazı sınırlayıcı koşullar bulunmaktadır. Bunlar izleyen bölümlerde açıklanmıştır.

 

3- İzaha Daveti Kim Yapar?

 

İzaha daveti, Vergi Denetim Kurulu ile Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde kurulacak olan İzah Değerlendirme Komisyonları yapar. Tebliğ ile vergi dairesi başkanlıkları ve defterdarlıklar ile Vergi Denetim Kurulu bünyesinde İzah Değerlendirme Komisyonları oluşturulması öngörülmüştür. İzah değerlendirme komisyonları 3 üyeden oluşacaktır.

 

4- Kapsama Giren Her Mükellef İzaha Davet Edilecek mi?
 
 
İzaha davet belirli koşullara bağlanmıştır.

 

a) Ön Tespit: İzaha davet yoluyla indirimli ceza uygulaması sadece yetkili merciler tarafından yukarıda 16 başlıkta sayılan konularla ilgili olarak verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair ön tespit yapılmış olduğu hallerde mümkündür.

 

Ön tespit, vergi incelemesi yapmaya ve/veya mükellefler veya mükelleflerle muamelede bulunan diğer gerçek ve tüzel kişilerden bilgi toplamaya yetkili kılınanlar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak elde edilen bilgi, bulgu veya verilerin İzah Değerlendirme Komisyonuna intikal ettirilmesi neticesinde, söz konusu komisyon tarafından verginin ziyaa uğramış olabileceği ve mükellefin izaha davet edilebileceği yönünde yapılan tespiti ifade eder.

 

b) Vergi İncelemesine Başlanılmamış veya Takdir Komisyonuna Sevk İşleminin Yapılmamış Olması: Mükellefin izaha davet edilebilmesi için ön tespitin ilgili olduğu konuya ilişkin mükellef nezdinde bir vergi incelemesine başlanılmamış olması veya mükellefin takdir komisyonuna sevk edilmemiş olması gerekir. Nezdinde herhangi bir dönem için tam incelemeye başlanılmış olan mükelleflerin söz konusu dönem için izaha davet edilmesi mümkün değildir. Sınırlı inceleme ile ilgili olarak eğer sınırlı inceleme, İzah Değerlendirme Komisyonunun ön tespiti ile ilgili konularda değilse, izaha daveti engelleyen bir durum yok demektir. Bu bakımdan sınırlı incelemeyle ilgili olarak düzenlenen İncelemeye Başlama tutanaklarında inceleme konusunun açıkça belirtilmesi önem arz etmektedir.

 

c) İhbarda Bulunulmamış Olması
 
Mükellefin izaha davet edilebilmesi için yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitle ilgili konu hakkında, tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamış olması gerekir. Eğer ihbar ön tespit yapılan konu dışındaki konulara ilişkin ise izaha davete engel bir durum yok demektir.

 

5- Sahte veya Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge Düzenleyenler ile Bu Belgeleri Kullananlar İzaha Davet Edilebilir mi?

 

Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge (SMİYB) düzenlediğine dair haklarında ön tespit bulunan mükellefler izaha davet müessesesi kapsamına girmemektedir.

 

Buna karşılık, haklarında SMİYB kullandığına dair vergi inceleme yetkisini haiz kişilerce düzenlenen raporlara istinaden ön tespit bulunan mükellefler aşağıdaki koşulların varlığı halinde izaha davet edilebilir.

 

  • Kullanılan SMİYB tutarının vergiler hariç her bir belge itibariyle (2017 yılında yapılacak izaha davetler için) 50.000 TL’yi (bu tutar her yıl bir önceki yıl için belirlenen yeniden değerleme oranında artırılacaktır.) aşmaması ve

 

  • Kullanılan SMYİB tutarının mükellefin ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının (bu alışların vergiler hariç tutarının) %5’ini aşmaması.

 

SMİYB kullandığına dair hakkında ön tespit bulunan mükelleflerin izaha davet edilebilmesi için bu iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir. Ön tespit, uygulamada genellikle mükelleflerin ilgili dönemde mal veya hizmet satın aldığı firmalar hakkında SMİYB düzenlediklerine dair vergi tekniği inceleme raporu düzenlenmesi ve söz konusu raporda SMYİB düzenlediği tespit edilen mükellefin mal veya hizmet sattığı mükelleflerin SMYİB belge kullanma yönünden incelenmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmesi ile olmaktadır.

 

Mükelleflerin izaha davet edilip edilmeyeceğinin belirlenmesinde sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olarak kullanılmış olabilecek belgeler, her bir ön tespit bakımından ayrı ayrı değerlendirilecektir. Genel Tebliğde konuya ilişkin verilen örnek aşağıdadır:

 

Örnek:1/8/2017 tarihinde (D) A.Ş. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, (E) Ltd. Şti.'nin vergiler hariç 60.000 TL tutarında 1 adet sahte faturayı kullanmış olabileceğine dair bulgu mevcuttur. Öte yandan, (F) A.Ş. hakkındaki 2/10/2017 tarihli bir başka vergi tekniği raporunda ise (E) Ltd. Şti. hakkında vergiler hariç 40.000 TL tutarında 1 adet sahte faturayı kullanmış olabileceğine dair bulgu yer almaktadır. Mükellefin, 1/8/2017 tarihinde düzenlenen raporda belirtilen faturayla ilgili olarak izaha davet edilmesi mümkün bulunmamakla birlikte, ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5'ini aşmaması şartıyla 2/10/2017 tarihinde düzenlenen raporda belirtilen faturayla ilgili olarak izaha davet edilmesi mümkündür.

 

Mükellefler hakkında tek bir vergi tekniği raporunda birbirinden farklı yıllara ilişkin sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanılmış olabileceğine dair bulguların mevcut olması durumunda, söz konusu 50.000 TL'lik sınırın ve %5'lik oranın aşılmamış olması şartları her bir yıl itibarıyla ayrı ayrı değerlendirme yapılacaktır. Herhangi bir yıla ilişkin bu şartların sağlanmamış olması, diğer yıllarda bu şartlardan her ikisini de sağlayan mükelleflerin bu şartların sağlandığı yıla ilişkin izaha davet edilmesine engel teşkil etmeyecektir.

 

Örnek:1/8/2017 tarihinde (G) Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, (H) A.Ş.'nin 2015 yılına ilişkin vergiler hariç 70.000 TL, 10.000 TL ve 30.000 TL olmak üzere toplam üç adet, 2016 yılına ilişkin olarak ise vergiler hariç biri 45.000 TL, diğeri 40.000 TL olmak üzere toplam iki adet sahte faturayı kullanmış olabileceğine dair bulgu mevcuttur. (H) A.Ş.'nin 2015 yılına ilişkin toplam mal ve hizmet alış tutarları 3.000.000 TL, 2016 yılına ilişkin toplam mal ve hizmet alış tutarları ise 2.000.000 TL'dir. Buna göre, (H) A.Ş., 2015 yılına ilişkin 70.000 TL'lik faturanın 50.000 TL'lik sınırı aşmasından dolayı 2015 yılı için izaha davet edilmeyecek olup, 2016 yılına ilişkin belgelerden hiç birinin 50.000 TL'yi ve 2016 yılına ilişkin belge tutarları toplamının (85.000 TL) ilgili yıldaki mal ve hizmet alışları toplamının %5'i olan 100.000 TL'yi aşmamış olması nedeniyle 2016 yılına ilişkin faturalar için izaha davet edilecektir.

 

KDV mükellefi olanlar açısından ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının belirlenmesinde, öncelikle tespit tarihine kadar verilen KDV beyannamelerinde yer alan indirilecek KDV'ye ilişkin her bir KDV oranı ayrı ayrı esas alınmak suretiyle söz konusu toplam mal ve hizmet alışlarına ulaşılacaktır.

 

KDV mükellefiyeti bulunmayan basit usule tabi mükelleflerin ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının belirlenmesinde işletme hesabı özetinde yer alan "Dönem İçinde Satın Alınan Emtia" ve "Giderler" satırlarının toplam tutarı dikkate alınacaktır.

 

Toplam mal ve hizmet alışları ya da sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olarak kullanılmış olabilecek belgelerin tutarının net bir şekilde tespit edilemediği durumlarda, İzah Değerlendirme Komisyonunca mükelleften ilgili dönemdeki toplam mal ve hizmet alışları ile kullanılmış olabilecek sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgeleri yazılı olarak bildirmesi istenir. Mükellefler tarafından yapılan bu bildirim, ilgili dönemdeki toplam mal ve hizmet alışları ile sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge tutarının tespitinde esas alınarak ön tespite konu tutar komisyonca belirlenir. İdarece yapılan araştırma ve incelemeler neticesinde, yapılan bildirimin hatalı veya eksik olduğunun tespit edilmesi durumunda, yeni tespitin gerektirdiği şekilde işlem tesis edilir.

 

6- İzaha Davet Edilen Mükellef Pişmanlık ve Islah Hükmünden Yararlanabilir mi?

 

İzaha davet edilen mükelleflerin izaha davet konusu ile ilgili olarak Vergi Usul Kanunu’nun 371’inci maddesinde yer alan pişmanlık ve ıslah hükümlerinden yararlanması mümkün değildir. Bu husus, mükellefe tebliğ edilecek olan izaha davet yazısında belirtilecektir. Ancak, elbette izaha davet konusu dışındaki konular da gerekli şartların varlığı halinde pişmanlık ve ıslah hükümlerinden yararlanılabilir.

 

7- İzaha Davetin Usulü Nedir?

 

İzaha davet, ilgili komisyon tarafından Genel Tebliğin ekinde yer alan İzaha Davet Yazısı tebliğ edilmek suretiyle yapılır.

 

İzaha davet yazısında aşağıdaki hususlara yer verilir:

 

a) İzaha davet yazısının tebliği tarihinden itibaren 15 gün içerisinde ön tespitle ilgili olarak gerekli izahın yapılması ve yapılan izah sonucu Komisyonca, vergi ziyaına sebebiyet verilmediği ve beyanname verilmesini gerektirir bir durum bulunmadığının anlaşılması halinde söz konusu ön tespitle ilgili olarak vergi incelemesi ve takdir komisyonuna sevk işlemi yapılmayacağı,

 

b) İzaha davet yazısının tebliği tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde izahta bulunulmaması halinde Vergi Usul Kanununun 370’inci maddesinde yer alan indirimli ceza uygulamasından yararlanılamayacağı ve mükellefin vergi incelemesine ya da takdir komisyonuna sevk edileceği,

 

c) İzahın yapıldığı tarihten itibaren 15 gün içerisinde, hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla (izah zammı) aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezasının ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesileceği,

 

ç) İzahın yeterli görülmemesi halinde mükellefin vergi incelemesine ya da takdir komisyonuna sevk edilebileceği,

 

d) Mükellefin, yapacağı izahı desteklemek amacıyla başta defter ve belgeler olmak üzere Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesi kapsamında her türlü delili sunabileceği,

 

e) Davet konusu ön tespitle ilgili olarak Vergi Usul Kanununun 371’inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanılamayacağı.

 

8- İzah Ne Şekilde, Hangi Sürede Yapılacak ve Kim Tarafından Değerlendirilecek?

 

Kendisine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükelleflerin, izaha davet müessesinden yararlanabilmek için izaha davet yazısının tebliğinden itibaren 15 gün içinde yetkili komisyona izahta bulunmaları gerekmektedir. Bu sürede izahta bulunmayan mükellefler izaha davet hükmünden yararlanamazlar.

 

İzah yazılı olabileceği gibi sözlü de olabilir. Sözlü yapılan izahlar, izahı yapan ile komisyon tarafından karşılıklı olarak imzalanacak bir tutanakla tespit olunur. Yazılı izahlar bizzat komisyona elden verilebileceği gibi posta veya kargo yoluyla da gönderilebilir. Postayla taahhütlü veya acele posta servisi ile gönderilen yazılı izahlar zarfın üzerindeki damga tarihinde, postayla adi olarak veya özel kargo şirketi ile gönderilen izahlar İzah Değerlendirme Komisyonun kayıtlarına girdiği tarihte verilmiş sayılır.

 

Mükellefler yapacakları izahı desteklemek amacıyla başta defter ve belgeler olmak üzere her türlü delili komisyona sunabilirler.

 

Süresinde yapılan izahlar, İzah Değerlendirme Komisyonu tarafından en geç 10 gün içinde değerlendirilerek sonuca bağlanır.

 

9- İzahta Bulunmazsam Ne Olacak?

 

İzaha davet edildiği halde süresinde izahta bulunmayan mükellefler vergi incelemesine veya takdire sevk edilecektir.

 

10- İzahtan Sonra Ne Olacak?

 

Mükelleflerin izaha davete icabet edip izah vermeleri halinde farklı durumlara göre birkaç ihtimal söz konusudur.

 

a) Mükellef, kendisi hakkında izaha davet yazısında belirtilen konuya ilişkin olarak vergi ziyaına sebebiyet verilmediği yönünde izahta bulunur ve bu izah ilgili komisyonca yeterli bulunursa ve komisyonca beyanname verilmesini veya vergi beyanının tamamlanmasını gerektirir bir durumun olmadığı değerlendirilirse mükellef hakkında vergi incelemesine ve takdir komisyonuna sevk işlemi yapılmaz. Kısaca, mükellefin yaptığı izah, komisyonca yeterli bulunursa yani vergi ziyaına sebebiyet verilmediği kanaatine varılırsa mükellef hakkında herhangi bir işlem tesis edilmez.
 
b) Mükellef, izaha davet yazısında belirtilen konuya ilişkin olarak vergi ziyaına sebebiyet verildiği yönünde izahta bulunursa izahın yapıldığı tarihten itibaren 15 gün içinde hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerini vermek, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanlarını tamamlamak veya düzeltmek, ödeme süresi geçmiş bulunan vergileri, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51’inci maddesinde belirtilen oranda uygulanacak gecikme zammı oranındaki izah zammı ile ödemek şartlarıyla, ziyaa uğratılan verginin %20’si oranında vergi ziyaına muhatap olacaktır. Kısaca mükellef, izaha davet yazısındaki konuya ilişkin olarak vergi ziyaına sebebiyet vermişse ve komisyonda da bu yönde izahta bulunmuşsa, izah tarihinden itibaren 15 gün içinde yukarıda belirtilen şartlarla indirimli vergi ziyaı cezası uygulamasından yararlanabilecektir.
 
c) Mükellef, izaha davet yazısında belirtilen konuya ilişkin olarak vergi zaiyaına sebebiyet verilmediği yönünde izahta bulunur ancak bu izahı komisyon tarafından yeterli bulunmaz ise ve komisyonca beyanname verilmesini gerektiren bir durumun bulunduğu değerlendirilirse bu durum mükellefe bildirilir. Bu bildirim üzerine;

i- İzahın yapıldığı tarihten itibaren 15 günlük süre sona ermeden mükellefçe; hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, yanlış yapılan vergi beyanlarının tamamlanması veya düzeltilmesi, ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51’inci maddesinde belirtilen oranda uygulanacak gecikme zammı oranındaki izah zammı ile ödenmesi şartlarıyla ziyaa uğratılan verginin %20’si tutarında vergi ziyaı cezası kesilir.

ii- Mükellef tarafından 15 günlük süre içinde beyanname verilmemesi durumunda mükellef hakkında izaha davet yazısında belirtilen konu (veya konulara) ilişkin olarak incelemeye veya takdire sevk işlemleri yapılır.

 

11- İzaha Davet Üzerine Verilen Beyannameye İstinaden Yapılan Tarhiyat ve Kesilen İndirimli Vergi Ziyaı Cezası İçin Tarhiyat Sonrası Uzlaşma Yapılabilir mi?
 
Mükellefler, Vergi Usul Kanunun 370’inci maddesi kapsamında %20 oranında kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin ihbarnamenin tebliği üzerine tarhiyat sonrası uzlaşma başvurusunda bulunabilirler. Uzlaşma başvurusunun ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yapılması gerekir.

 

İzaha davet konusu SMYİB kullanma olan mükelleflerin Vergi Usul Kanununun 370’inci maddesi kapsamında verdikleri beyannameler üzerinde kesilen indirimli vergi zaiyı cezası da tarhiyat sonrası uzlaşma konusu edilebilir mi? sorusu akla gelebilir. Bu sorunun cevabının evet olması gerekir. Her ne kadar Vergi Usul Kanununun Ek-1’inci maddesinde 359 uncu maddede yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde tarh edilen vergi ve kesilen ceza ile bu fiillere iştirak edenlere kesilen cezaların uzlaşma konusu yapılamayacağı belirtilmişse de burada idarenin tespitinden önce yani bir ön tespit üzerine mükellef tarafından kendiliğinden verilen bir beyan söz konusudur. Bu sebeple bu durumdaki mükelleflerin de tarhiyat sonrası uzlaşma talebinde bulunabilmesi gerekir. Nitekim 482 Sıra No.lu VUK Genel Tebliğinde bu durumdaki mükelleflerin uzlaşma hükümlerinden yararlanamayacağına dair bir düzenleme yapılmamıştır.

 

Ancak, mükelleflerin tarhiyat sonrası başvuru konusu edebilecekleri unsur sadece vergi ziyaı cezası olmalıdır. Genel Tebliğde açıkça yazılmamış olsa da tarh edilen verginin tarhiyat sonrası uzlaşmaya konu edilmesi mümkün görünmemektedir. Çünkü indirimli ceza uygulaması, mükelleflerin izahta bulunduktan sonra izah tarihinden itibaren 15 gün içinde hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerini vermeleri, eksik veya yanlış vermiş oldukları beyannamelerini düzeltmeleri ve yine aynı süre içinde bu beyannameler üzerinden hesaplanan vergilerden ödeme süresi geçmiş olanları izah zammı ile birlikte ödemeleri şartlarının gerçekleşmesi halinde uygulanmaktadır. Daha açık bir ifade ile 15 günlük sürede beyannameler verilmekte, aynı sürede içinde ilgili vergilerden ödeme süresi geçmiş olanlar izah zammı ile birlikte ödenmektedir. Bu süre içinde beyanname verme ve ödeme, indirimli ceza uygulanmasının ön koşuludur. Hal böyleyken beyanname üzerine tarh edilen vergiyi bu süre içinde ödemek yerine uzlaşmaya başvurup 15 günlük sürenin uzatılması mümkün görünmemektedir. İndirimli vergi ziyaı cezasının ödenme süresi konusunda Kanunda özel bir düzenleme yapılmadığı için Kanunun 368’inci maddesinin geçerli olması gerekir. Her halükarda, izaha davet müessesesi ile ilgili olarak uzlaşmanın kapsamı konusunun İdare tarafından daha ayrıntılı olarak açıklanmasında yarar vardır.

 

Genel Tebliğde belirtilmemiş olmasına rağmen bu şekilde indirimli kesilen vergi ziyaı cezası için mükelleflerin uzlaşma yerine Vergi Usul Kanunu’nun 376’ncı maddesinde yer alan indirim müessesesinden de yararlanabileceğini düşünüyoruz. Mükellef ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili vergi dairesine başvurarak vergi ziyaı cezasını vadesinde veya 6183 sayılı Kanunda belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse vergi ziyaı cezasının birinci defada yarısının müteakiben kesilenlerde üçte birinin indirilmesi gerekir. Mükellefler dilerlerse uzlaşma yerine bu yola da başvurabilirler. Uzlaşma ve cezada indirim müessesesinin birlikte uygulanmayacağı açıktır.

 

12- Mükellef 15 Günlük Süre İçinde Beyanname Verir Ancak Vergi ve İzah Zammını Bu Süre İçinde Ödeyemezse Ne Olur?

 

İzaha davet kapsamında verilen beyanname üzerine tahakkuk eden vergiler ile izah zammının mükellefçe maddede öngörülen 15 günlük süre içinde ödenmemesi durumunda %20 oranında kesilmiş olan indirimli ceza, %50 oranı esas alınarak ikmal edilir ve izah zammının gecikme faizine dönüştürülmesi işlemi yapılır.

 

13- İzaha Davet Yazısına Cevap Verilmez İse Özel Usulsüzlük Cezası Kesilecek Mi?

 

Haklarında yapılan ön tespite istinaden izaha davet edilen mükelleflerin, izaha davet yazısının kendilerine tebliğinden itibaren 15 günlük sürede izahta bulunmamaları halinde mükelleflerin indirimli ceza uygulamasından yararlanamayacakları ve vergi incelemesine veya takdire sevk edilecekleri 482 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde açıklanmıştır.

 

Peki, bu süre içinde izahta bulunmayan mükelleflere Vergi Usul Kanununa göre bilgi vermemeye ilişkin özel usulsüzlük cezası kesilecek mi? Bu konuda Genel Tebliğde bir açıklama yapılmamıştır. Vergi Usul Kanununun izaha davet ile ilgili 370’inci maddesinde de bu şekilde bir özel usulsüzlük cezası öngörülmemiştir. Dolayısıyla, Vergi Usul Kanununun bilgi vermekten çekinenlere kesilecek özel usulsüzlük cezasını düzenleyen mükerrer 355’inci maddesine bakılmalıdır. Maddeye bakıldığında Vergi Usul Kanununun 86, 148, 149, 150, 256 ve 257 nci maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257 nci maddesi ve Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi uyarınca getirilen zorunluluklara uymayan mükelleflere özel usulsüzlük cezası kesilmesinin öngörüldüğü görülmektedir.

 

Dolayısıyla, izaha davet edildiği halde 15 günlük süre içinde izahta bulunmayan mükelleflere özel usulsüzlük cezası kesilmemesi gerekir.

 

14- SMİYB Kullandığı Konusunda Haklarında Ön Tespit Yapılan Mükelleflerin İzaha Davet Edilebilmesi İçin Her Bir Belge Bakımından Aranan Azami Sınır Her Yıl Geçmişe Etkili Olarak Değişecek Mi?

 

Haklarında SMYİB kullandığı konusunda ön tespit bulunan mükellefler ilgili komisyonca izaha davet edilebilir. Bunun için Genel Tebliğde belirtilen genel şartların dışında iki özel şartın sağlanması gerekir. Bunlar;

 

  • Kullanılan SMİYB tutarının vergiler hariç her bir belge itibariyle (2017 yılında yapılacak izaha davetler için) 50.000 TL’yi aşmaması ve

 

  • Kullanılan SMYİB tutarının mükellefin ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının (bu alışların vergiler hariç tutarının) %5’ini aşmamasıdır.

 

Yukarıda bahsedilen 50.000 TL’lik azami sınır her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Ancak, yine Vergi Usul Kanununun mükerrer 414’üncü maddesine göre bu şekilde hesaplanan maktu had ve miktarların yüzde 5’ini aşmayan kesirler dikkate alınmaz.

 

Bu sınır 2017 yılı için 50.000 TL’dir. Bu sınırın ne şekilde uygulanacağı konusu açık değildir. Konuyu açalım. 2017 yılı için geçerli olan 50.000 TL’lik sınır, 2017 yılına ilişkin geriye doğru yapılan ön tespitler için mi geçerlidir yoksa 2017 yılı için kullanılan belgeler için mi? Daha da açık şöyle sorabiliriz. Farz edelim ki söz konusu sınır 2018 yılı için 54.000 TL olarak belirlendi. 2018 yılında İzah Değerlendirme Komisyonu tarafından yapılan ön tespite istinaden izaha davet edilen mükellef, 2017 yılında vergiler hariç 53.000 TL tutarında tek bir SMYİB kullanmış ise izaha davet müessesesi kapsamında diğer şartları sağlaması koşuluyla indirimli ceza uygulamasından yararlanabilecek mi? Yoksa 2017 yılı için geçerli sınır olan 50.000 TL’nin üzerinde olduğu için yararlanamayacak mı? Eğer söz konusu sınır her yıl geriye doğru uygulanmak üzere güncellenecek ise aynı durumda olan mükelleflerden haklarında geç ön tespit yapılmış olanlara haksız bir avantaj sağlanması söz konusu olabilecektir.

 

Uygulamaya ilişkin bu nokta açık değildir. Bu konunun İdare tarafından açıklığa kavuşturulmasında yarar vardır.

 

15- İzaha Davet Kapsamında Verilen Beyannameler İhtirazi Kayıtla Verilebilir Mi? Bir Başka İfade İle İzaha Davet Kapsamında Verilen Beyanname Üzerine Tarh Edilen Vergi Ve Kesilen Cezalara Karşı Dava Açılabilir Mi?


Bu konu izleyen dönemde çokça tartışılmaya adaydır.

 

Bilindiği üzere prensip olarak mükellefler beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamazlar (VUK Md. 378). Ancak bunun istisnası kanuni dayanağını IYUK’un 27/4 maddesinden alan ihtirazi kayıt müessesesidir. İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerinden tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı dava açılması mümkündür.

 

Uygulamada Vergi Usul Kanununun 371’inci maddesi çerçevesinde pişmanlıkla verilen beyannamelerin ihtirazi kayıtla verilip verilemeyeceği çokça tartışılmıştır. Mali İdarenin görüşü pişmanlıkla verilen beyannamelerin ihtirazi kayıtla verilmesinin mümkün olmadığı, ihtirazi kaydın pişmanlık müessesi ile örtüşmediği yönündedir. Danıştay’ın her iki yönde de kararları bulunmakla beraber, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 25.02.2015 tarihli ve E: 2014/1164, K: 2015/20 sayılı kararında; “beyan üzerinden alınan vergilere ait matrahın ihtirazi kayıtla beyanı, beyannamenin vergi kanunlarında öngörülen zamanlarda verilmesi koşuluna bağlıdır. Beyanname verme süresi geçtikten sonra verilen beyannameye konulan ihtirazi kaydın, beyanname üzerinden yapılan tahakkuka etkisi olmadığı gibi dava açma hakkı vermesi de mümkün değildir.” denilerek, kanuni süresinden sonra verilen tüm beyannamelerde ihtirazi kaydın dava açma hakkı vermeyeceği yönünde bir içtihat oluşturulmuştur. Vergi Dava Daireleri Kurulunun 10.02.2016 tarihli ve E: 2015/1073, K: 2016/141 sayılı kararı da aynı yöndedir. Her ne kadar idarenin ve yargının bu yöndeki yorumu tartışmaya son derece açık olsa da uygulamanın bu şekilde olduğunu belirtmek gerekir.

 

Dolayısıyla, Vergi Usul Kanununun 370’inci maddesi kapsamında izaha davet sürecinde verilecek olan beyannamelerin ihtirazi kayıtla verilerek bunlar üzerinden tarh edilen vergi ve kesilen cezalara karşı dava açma yoluna gidilmesinin idare ve vergi yargısı tarafından kabul görmeme ihtimali bulunduğunu ifade etmek gerekir.

 

* Vergi Dünyası Dergisi'nin 2017 yılı Eylül sayısında yayımlanmıştır.

PAYLAŞ